“Terk edilmek…” Gelin bunun üzerine biraz daha düşünelim…

October 8, 2009 at 3:10 pm 3 comments

Terk edilmek…

Terk edilmek! Bu kelimeleri duymak, söylemek bile ne kadar acı verici bir duygudur… Peki ya yaşamak?..

Her gün dört ayaklı dostlarımız terk ediliyor. Sokağa, ormana, evinden çok uzaklara atılıyor. Ya da yazlığa, eve bizim yaşıtlarımız, arkadaşlarımız, kardeşlerimiz için hediye olarak geliyor. Daha sonra kış geliyor, siz evinize dönüyorsunuz. Ama eksik olarak… Dört ayaklı dostunuz sizinle değil, çünkü onu yalnızlığa terk ettiniz!

Lütfen, ASLA onları terketmeyin!

Lütfen, ASLA terketmeyin!

İnsanlar, en azından büyük çoğunluğu vefalı değildir. Anne-babasına, kardeşlerine, arkadaşlarına… Yani etrafındaki kimseye karşı vefalı değildir. Doğal olarak hayvanlara karşı da bir vefa, sevgi, özen bekleyemiyoruz haliyle. Öğretmenimin derste anlattığı şu GERÇEK OLAYı sizlerle paylaşmak isterim. Öğretmenimiz öğrencileriyle bir huzur evine gidiyor. Oradaki büyüklerimizden biri çocuklarından bahsediyor. Biri doktor, diğeri asker olmuş, yüksek bir rütbeye sahip. O amcaya buraya nasıl geldiği soruluyor ve sevgili amcamız şu cevabı veriyor: “Gezmeye gidiyoruz dediler, dışarı çıktık. Meğer buranın müdürünü önceden ayarlamışlar. Beni buranın kapısına bırakıp markete diye gittiler. O anda görevliler beni içeri aldılar ve… Buradayım.” Yani anlatmak istediğim, bu kişiler ya da insanlar kendisini okuyup yetiştiren ÖZ babalarını böyle bir oyunla huzur evine TERK EDİYORken, patili meleklerimizin terk edilmesi bu duruma göre gayet normal, tabii ki bu insan(!)lara göre.

Köpek veya kedi bakmak, beslemek, yetiştirmek sorumluluk isteyen bir YAŞAM olmasının yanında, aslında bu yaşamın temelinde sevgi, güven ve dostluk vardır. O küçük melekler küçücük kalpleriyle size kısa sürede o kadar çok bağlanırlar, sizi o kadar çok severler ki sizden bir saniye dahi uzak kalmak onlar için çok zordur. Bir saniye diyorum… Ya bir ömür?.. Terk edilen hayvanlar bu durumda gerçekten tahmin edemeyeceğiniz kadar çok üzülürler, öyle ki, bu üzüntü onları ölüme bile götürür. Bu bir gerçek😦

Hayatta kalmaya çalışıyorlar...

Hayatta kalmaya çalışıyorlar...

Ailenize bir DOST katacaksanız lütfen iyi düşünün. Bu, sizin yaşamınızı baştan aşağı etkileyecektir. Eğer bir kedi ya da köpek istiyorsanız, durumunuzu gözden geçirin ve yeni bir CAN için hazır olup olmadığınıza karar verin. Ailenizle oturup yeni bir birey için imkânınız olup olmadığını konuşun. Okul durumunuzu inceleyin. Boş vakitlerinizi ne şekilde değerlendirdiğinize karar verin. Bu patili melek sizlerle yaklaşık 9-12 sene beraber olacak. Bunu iyi düşünün ve kesinlikle şöyle bir şey aklınızdan geçmesin: “Bakamazsam, atarım-salarım-bırakırım gider.” ASLA!!! Terk etmeyin! Ve asla onları kendiniz için bir oyuncak, bir hediye, geçici bir heves olarak görmeyin. Bu şekilde düşünen bir arkadaşınız varsa, onunla da konuşun ve bu konuda bilinçlenmesini sağlayın. Onlar da ailemizin bir ferdi, onlar da sizler bizler gibi ilgiye ve sevgiye muhtaç canlılardır. Lütfen onlara değer verin. Lütfen TERK ETMEYİN!!!

Eğer bir kedi- köpek bakmanın nasıl bir şey olduğunu merak ediyorsanız, öncelikle bir dostumuz için “geçici ev” olun. Hem bize yardım edin hem de ailenin yeni ferdiyle yaşamanın nasıl olduğunu tecrübe edin. Belki de onun tek ve son ailesi siz olursunuz?.. Kim bilir?..

Sevgilerimle🙂
Merve

Entry filed under: Uncategorized. Tags: , , , , , , , .

Anne babalar! Size bir mektubum var!.. “Barınak” gerçekleri… Neden kendimizi kandırıyoruz?

3 Comments Add your own

  • 1. Viktor Larkhill  |  October 8, 2009 at 8:50 pm

    Merve… proud of you… people like Idil and yourself are our hope for the future..

    xx

    Reply
  • 2. Nilgün  |  October 8, 2009 at 9:18 pm

    Malesef insanlar, “bunda benim için ne var” zihniyetine sahip oldukları için, ve karşılığı olmayan hatta emek isteyen böyle güzel bir duyguya uzak kaldıkları için, kendileri dışında ki yaşamların farkına bile varmıyorlar, varmak ta istemiyorlar.Her gün yeni bir terkedilen kedi, köpek haberi alıyoruz. Yüreğimiz sızlıyor.Manisa Okan Divrik parkına karşı olan apartmanlardan biirnde 7 aylık akdar sibirya kurdunu, bir kaç gece evvel, uzak bir yere motorla terketmişler, hayvancık motorun peşinden epeyce koşmuş ama zavallı insancık sahibi
    bir şeklde kaçmayı başarmış. Vicdanı ne durumda bilmiyoruz ama ilahi terazi de bunlar unutuluyor sanmasınlar, gün gelir, çocukları tarafından terkedileceklerini akııllarının bir köşesinde bulundursunlar…En büyük hayalim, doğru çalışma şartlarına ulatığımızda, kızlarımla beraber, Manisa da sokak hayvanalrı için koruma çiftliği oluşturmak stiyoruz. dilerim tanrı yardım eder. Daha çok hayvana sahip çıkar ölene dek onların mutluluğu için mücadele veririz…

    Reply
  • 3. idil uzun  |  October 16, 2009 at 4:49 pm

    merveye yazdıgı bu güzel yazı için tesekkür ediyorum..ve diger bir yazar olarak nilgün hanım,ben izmirde oturuyorum..manisada olacak olan bütün çalısmalarınıza gönülden destek verdigimi bilmenizi isterim.bize cok yakınsınız,izmire.yardım isterseniz herzaman size açık bir kapımız var.. manisadaki melek canlar için umarım en iyisini yaparsınız..

    Reply

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Genç Sahip Çıkalım!

Genç Sahip Çıkalım!
(Young Let's Adopt!)
"saving animals inspiring humans"

Takvim

October 2009
M T W T F S S
« Sep   Nov »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Güncel Yazılar


%d bloggers like this: