Bu sefer de ben yazacağım, bilinçlenme ve eğitimin önemini…

January 31, 2010 at 11:09 pm 6 comments

Epey bir süredir yazmadım, yazamadım.
Kelimelerin anlatamayacağı kadar ağır ve yoğun şeyler yaşıyoruz.  Çünkü diğerleri gibi kalbimizi kapamıyoruz dünyaya, olaylara, insanlara ve en önemlisi hayvanlara. Görüyoruz. Kalbimizle.

Lets Adopt’ın kurucusu, emekçisi, günlerini, aylarını, yıllarını hayvanlar için harcayan bir dostum var: Viktor Larkhill. Sıcacık bir gülümsemesi, ağabeyim gibi hissettiren güveni ve önerileri var. Bugün onun bir yazısını okurken, ne kadar haklı olduğunu ve onu tanıdığımız için aslında ne kadar şanslı olduğumuzu bir kez daha gördüm.

Eğitim diyordu. Eğitim ve bilinçlenme.

Bazılarınıza boş geliyor, “Ivan yazmış gene” diyorsunuz.
Bu sefer de ben yazacağım, bilinçlenme ve eğitimin önemini.

Bilinçlenmeye birçok alanda ihtiyaç var. Size dünyamız, insan hakları, faşizm ve ırkçılığın körlüğü, sevginin önemi hakkında birçok şey yazabilirim. Fakat Young Let’s Adopt, önce hayvanlar konusunda eğitip bilinçlendirmeyi esas almıştır. O yüzden bugün, kısırlaştırmanın önemini size anlatmaya çalışacağım.

Neden kısırlaştırma?”, “Onların üreme hakkı yok mu?”, “Cinslerini mi kurutacaksınız?” gibi saçma cümleleri her gün duyuyorum.

Şimdi başımdan geçen bir olayı anlatayım, belki anlamanıza yardımcı olur.

Sokağımdaki en sevdiğim köpek Yağmur.
Yağmur Şanslı’nın kardeşi.
Bir ara biri sahiplenmişti, fakat adamın akli dengesi yerinde değil. Bir ara evine alıyor, sonra geri sokağa bırakıyor.
Yağmur gene de o adamı çok seviyor, kopartmaya çalıştıysak da başaramadık.
Ve bir zaman sonra Yağmur regl oldu. Kısırlaştıramamıştım zamanında. Dünya başıma yıkıldı.
Erkek köpekler peşinde koşmaya başladı.
Hemen veterinerimi aradım ve Yağmur için en doğrusuna karar verdik.
Reglinin bitiminde hemen kısırlaşacaktı Yağmur ve evet, kürtaj olacaktı.
Oldu da.
On yavru daha bezelye tanesiyken, gitti.
Yağmur şimdi koşup oynuyor, çok mutlu. Artık kısır, doğurmayacak.
O on yavrunun sağlıklı bir şekilde doğduğunu düşünelim.
Muhtemelen en soğuk günlerde, bugünlerde doğacaklardı.
Eğer doğsalardı, ben onları derhal pansiyona koyardım Yağmur’la birlikte.
Fakat benim olmadığımı düşünelim.
Yavruların çoğu ölürdü.
Ölmeyenler ise, sokağın bir köşesinde karşıdan karşıya geçmeye çalışırken ezilir, büyürken tekmelenir, garip ve boş insanlar tarafından şikâyetle toplatılırdı. Zehirli etle katledilirdi.
Yağmur’un arka bacağında büyük bir problem var, doğururken ölme riskinden bahsetmek bile istemiyorum.
Belki iki tanesi yaşardı, onlar da Yağmur gibi bize ve yarı sahibe bile sahip olacak kadar şanslı olmayacaktı belki de.
Ormanlara atılmazlar ise ya da ölüm kampı barınaklara; açlık, soğuk, dayak, işkence ve en sonunda bilindik son, araba altında can vereceklerdi.
Şanslı ve Yağmur iki kardeş, diğer kardeşleri yok, ölmüş.
Onlardan sadece ikisi başardı hayatta kalmayı ve benimle tanıştılar. Bu onların şansıydı.

Şanlı'nın eski hali, gerçekten kötü durumdaydı...

Peki ya ben olmasaydım, Şanslı ileri derecede raşitikti. Gelişemeyecekti bacakları. Ya araba altında ezilecekti ya da onu aldığım sokaktaki dükkân (Şanslı’dan tiksiniyordu) onu zehirleyecekti.
En kötüsüyse Şanslı’nın agresif bir köpek olması ve onu barınağa koyma ihtimalleriydi. Orada kendi gibi şanssız kardeşleriyle kavga edecek, belki de ölecekti.
Yağmur’u beslemeseydim, kısırlaştırmasaydım, o çocukları bu kötü ve acımasız dünyadan kurtarmasaydım, her gün ölülerini toplarken, “üreme hakkını elinden almadım” diye sevinebilecek miydim acaba???

Şanslı'nın bugünkü hali... Çok mutlu ve çok "şanslı"🙂

Sevinen varsa, kusura bakmayın ama siz psikopatsınız.
Her kedi ve köpek Yağmur ve Şanslı kadar şanslı değil.

Onlar ölüyor, onlar sürünüyor ve siz hâlâ cins köpeklerinizi komşunuzun cins köpeğiyle çiftleştiriyorsunuz.
Sokak köpeklerini ölüme terk ediyor, onları eziyorsunuz.
Şimdi gidin, sokağınızdaki köpeklerin gözlerine bakın.
Onları sevin, gözlerine tekrar bakın. O derinliği hiçbir ev köpeğinde bulamayacaksınız. Onlar acı çekti, onlar eziyet çekti, onların canları çok yandı!!!
Ve sonra ve onları sahiplenin. Sahiplendirin! Dünyada hiçbir sevgi, size sokağınızdan ya da barınaktan kurtardığınız o can kadar haz vermeyecek.


Sevgilerimle,
İdil Uzun

Entry filed under: Uncategorized. Tags: , , , , , , , , .

Sadece hayvan sahibi olmak mıdır hayvan sevmek? “KORKMAYIN!” ve harekete geçin… Bundan sonra ben öyle yapacağım…

6 Comments Add your own

  • 1. asli  |  January 31, 2010 at 11:21 pm

    idil tüm yazdiklarinda cok ama cok haklisin seni tebrik ederim.. köpegim yok ama kedilerimi kisirlastirdim.. bunun nekadar önemli oldugunu insanlarin görmesi gerekiyor.. bazilari anlamiyor ama zamanla anlicaklardir..

    Reply
  • 2. Ceren Candemir  |  February 1, 2010 at 7:40 am

    Canım İdil…ne güzel yazmışsın…
    Çok işimiz var çok….

    Reply
  • 3. Merve Yaprak  |  February 1, 2010 at 8:31 pm

    İdilcim, yazmadın yazmadın şimdi tam döktürmüşsün.. Yüreğine sağlık.. İnsanlar anlamıyorlar ! Neymiş, çiftleşmesi sağlıklıymış, onun da anne olmak hakkıymış … Ya sonra ? İşte kimse bunu düşünmüyor !!
    Umarım bunu senin benim gibi düşünmeyen biri okur da aklı başına gelir..
    Harikasın İdilim, öpüyorum🙂

    Reply
  • 4. idil uzun  |  February 1, 2010 at 10:00 pm

    herkesin biraz dinlenmeye ihtiyacı vardır..
    bomba gibi yazılarla karşınızda olacagım bundan sonra hayatım,sende yaz ama,sensiz olmaz!bizim gibi bi ekip..:)

    Reply
  • 5. Merve Yaprak  |  February 1, 2010 at 11:14 pm

    Yazıcam yazıcammm merak etmee İdilimm :))

    Reply
  • 6. öznur mezgil  |  February 2, 2010 at 10:22 am

    idilcim bayildim, agzina saglik, gercekten cok guzel bi yazi olmus..

    Reply

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Genç Sahip Çıkalım!

Genç Sahip Çıkalım!
(Young Let's Adopt!)
"saving animals inspiring humans"

Takvim

January 2010
M T W T F S S
« Dec   Feb »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Güncel Yazılar


%d bloggers like this: